Şemalar, bizim erken dönemde oluşan, kendimize, diğer insanlara. dünyanın nasıl bir yer olduğuna dair düşüncelerimiz, duygularımız, anılarımız ve buna eklenen bedensel duyumlarımızın bir bütünüdür[1]. Oldukça yaygın olan ve psikolojik bozuklukların birçoğunda karşımıza çıkan şemalardan biri, ‘Kusurluluk Şeması’dır[2]. Bu şemaya sahip olanlar kendilerinin değersiz, kusurlu, önemsiz, sevilemez olduğuna inanır ve kronik olarak utanç duygusu içindedirler[3]. Sorunu kişisel özelliklerinde görürler. Kusurluluk, davranışlarından çok nasıl biri olduklarıyla ilgilidir.
Şemaların oluşması çocukken birtakım gelişimsel ihtiyaçların o dönemde yeterince karşılanmaması veya bazen de fazla karşılanmasıyla olur. Kusurluluk şemasının kökenlerinde pek çok çocukluk yaşantısı, ebeveyn, öğretmen ve akran tutumları rol oynamış olabilir. Ebeveynleri tarafından sık eleştirilen, koşulsuz sevgi görememiş, yaşanan olumsuzlukların sorumluluğu üzerine yüklenmiş, akran zorbalığına maruz kalmış, sık sık kötü ve değersiz olduğu mesajları verilmiş çocukların, yetişkinlik yaşantısında bu şemanın etkisinde oluyor olmaları mümkün. Ayrıca çocukluk döneminde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, öğrenme güçlüğü, yaşına göre fazla kilo, yaşıtlarından farklı görünmeye sebep olan fiziksel bir özellik veya hastalık, kişinin çevresi tarafından sevilmediği, değersiz olduğu, yük olduğu inancının oluşmasına sebep olabilir ve bu şemanın gelişme olasılığını güçlendirebilir. Aslında tüm bu örneklerin ortak özelliği çocukta sevgi, kabul edilme, özdeğer ihtiyaçlarının örselenmiş olmasıdır. Yani aslında şemalar, Dr. Alp Karaosmanoğlu’nun tanımıyla “İhtiyaç duyduğumuz şeylere ulaşabilmek için zihnimizin geliştirdiği düşünsel/duygusal yapılardır”[4]. Ancak o ihtiyaca ulaşmak için çocukken geliştirdiğimiz stratejileri yetişkinlikte de devam ettirince şemalar bizim okul/iş, sosyal yaşam, ilişkiler hatta sağlık gibi konulardaki uyumumuzu bozuyor. İhtiyaçların gerçek anlamda karşılanmasına engel oluyor.
“Başa çıkma tepkileri, acı veren şemalarla temas etmemeye yönelik denemelerimizdir.”[5] Her şemada olduğu gibi, insanların yaşamında görünür sorunlara sebep olan, bu şemayla nasıl başettiğidir. Doğada bir tehditle karşı karşıya kalan hayvanların yaptığı gibi, insanlar olarak da psikolojik bir tehditle karşılaştığımızda ‘hayatta kalabilmek’ için Kaçma, Savaşma ya da Dona Kalma tepkilerinden birini veriyoruz. Şema Terapi’de buna sırasıyla, Kaçınma, Aşırı Telafi ve Teslim deniyor[6]. Eğer kusurluluk şemanız var ise, aniden kusurlu hissetmenize sebep olan bir durum olduğunda veya böyle bir risk algıladığınızda, hızlı ve otomatik bir biçimde zihninize değersiz ve sevilemez olduğunuz düşünceleri ve bununla ilişkili anılar gelir. Utanç ve kaygı duygularını hissedebilirsiniz.
Kusurluluk şeması olan kişinin eleştirilmeye ve reddedilmeye hassasiyeti yüksektir[7]. Çünkü böyle bir durumda bunu değersiz ve sevilemez olduklarının bir kanıtı olarak görürler. Bu şeması olmayan biri için, saçını yeni boyattığı zaman “Ben koyu renk halini daha çok beğeniyordum.” gibi bir geri bildirim almak, karşı tarafın kişisel zevkleriyle ilgili bir bilgi niteliği taşıyabilir. Ancak kusurluluk şeması olan kişi, bunu ne yaparsa yapsın beğenilmez olduğunun bir göstergesi olarak kabul edebilir. Kimi insan, bu değerisizlik hislerinden uzak kalmak için, Kaçınma yolunu seçer. Yakın ilişkilerden uzak durma, kendini ‘açık etmemek’ adına kendiyle ilgili yalnızca yüzeysel bilgiler verme, topluluk önünde konuşmaktan çekinme kaçınma davranışlarına örnektir. Hatta bazen ön planda olacakları işleri ve durumları tercih etmezler. Reddedilme riski gördükleri kişilerle iletişime geçmeyi denemezler. Bu şekilde kendilerince, değersiz hissetmekten korunmuş olurlar.
Bunun tam tersiyse Aşırı Telafi’dir. Bir şemanın aşırı telafisinde, kişi şemanın tam tersi doğruymuş gibi davranır. Kusurlu hissetmemek, hatta aksine, kusursuzmuş gibi hissetmeye çalışır. Diğer insanlara karşı eleştirel, kimi zaman küçük düşürmeye yönelik davranışlarda bulunur. İyi yönlerini abartarak, her yerde öne çıkarmaya çalışır. Büyüklenmeci bir tavır sergileyebilir. Sanki insanlar onun kusurlu olduğunu her an anlayacak gibi tetiktedir ve onlara koz vermemek için çok çabalar. Mükemmel olmak için elinden geleni yapar. Görünümüne, başarılarına fazlasıyla dikkat eder. Aşırı bakımlı olabilir. Narsistik kişilik özellikleri, kusurluluk şemasının aşırı telafisi olarak karşımıza çıkabilir.
Şema teslimindeyse, kişi değerli hissetme, sevilen biri olma ihtiyacının farkındadır ama bu ihtiyacın karşılanabileceğine inanmaz. Bu yüzden tam da ihtiyacını karşılamayacak yaşantılardan çıkma konusunda pasif kalır. Kendi yaptıklarını değersizleştirir ve başkalarının da ona değersizmiş gibi davranmasına izin verir. Herhangi bir yorumu eleştiri olarak aldıklarında veya gerçekten eleştirildiğinde yoğun öfke ve üzüntü deneyimleyebilir. Buna karşın eleştirel, hatta ona kötü davranan partnerlerle ilişki kurabilir. Bu şekilde şeması doğrulanmış olur. Alışık olduğu tarzdaki olumsuz mesajları yetişkinlikte de duymaya devam eder.
Genellikle karşımıza çıkan, kişinin duruma veya zaman göre farklı başetme yöntemlerini kullandığıdır. Biri ağırlıkta olsa dahi şemaya sahip olan çoğu kişi dönüşümlü olarak üç başetme kategorisine de başvuruyor. Yukarıda bahsettiğim, şema güdümlü başetme tepkilerinin büyük bir kısmı kişinin hayatını işlevsiz hale getiriyor. Daha da önemlisi, şemanın aksinin ispatlanmasına, aslında değerli olduğunu görmesine engel oluyor. Kusurluluk şemasının varlığı, depresyon, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu, yeme bozuklukları, beden dismorfik bozukluğu, borderline ve narsistik kişilik örgütlenmelerine kadar pek çok psikopatolojini temelinde yatıyor[8]. Elbette bu şemanın varlığı bu rahatsızlıklardan herhangi birinin mutlaka bizde olacağı anlamı taşımıyor. Asıl sorunu yaratan bu şemayla nasıl başettiğimiz. Eğer sık sık yoğun bir şekilde değersizlik hissiyle dolup taştığınızı hissediyor ve benzer başetme stratejileri kullanıyorsanız Şema Terapi’de kendine yardım kitaplarına göz atabilir veya profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz.
NOT: Bu yazıda sözünü ettiğim davranışlar kusurluluk şemasının kişilerde nasıl ortaya çıkabileceğine dair örneklerdir. Unutmamak gerekir ki, benzer davranışlar tamamen farklı motivasyonlarla da olabilir. Tek bir davranışı gerçekleştiren kişide kusurluluk şeması olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz. Önemli olan kişinin bu davranışı yaparak ne kazandığı, neyden kurtulduğudur.
[1] Şema Terapi Nedir?, Eckhard Roediger
[2] Hayatı Yeniden Keşfedin, Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko
[3] Schema Therapy: A Practioner’s Guide, Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko, Marjorie E. Weishaar
[4] Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum, H. Alp Karaosmanoğlu
[5] Yaşam Tuzakları için Şema Terapi, Eckhard Roediger
[6] Hayatı Yeniden Keşfedin, Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko
[7] Hayatı Yeniden Keşfedin, Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko
[8] Şema Terapi Klinisyen Rehberi, Joan M. Farrel, Neele Reiss, Ida A. Shaw